Inç

Film Çekimleri Sırasında Yaşanan 10 Korkunç Şey

Koltuğunuzda oturup patlamış mısırları yerken büyük ekranda gelişen destansı bir hikayeyi izlemekten daha iyi bir şey yoktur. Ancak perde arkasında filmi en iyi bir şekilde tamamlamak için genellikle büyük fedakarlıklar yapılır. İnsanlar ölür, yaralanır veya akıldan çıkmayacak kötü anılar yaşanabilir. Dahası, bazen yönetmenler vizyonlarını gerçekleştirmeye fazla odaklandıkları için umursamazlar. Bu listede, çekimler sırasında korkunç derecede yanlış giden şeylerin 10 örneği var.

Listemizde bulunmayan çekim kazalarını yorumlarda belirterek listemizi genişletebilirsiniz. Lafı fazla uzatmadan hadi biraz listeleyelim.

#1 Köpek Balığı Tarafından Saldırıya Uğrayan Dublör

Başrolünü Burt Reynolds'un oynadığı film, Meksikalı dublör Jose Marco'nun da hayatına mal oldu. Çekimler 1967'de Meksika'nın Manzanillo kentinde dokuz hafta sürdü. Yapım sırasında, filmin dublörlerinden Jose Marco, koruyucu ağları kıran beyaz bir köpek balığı tarafından kamera karşısında saldırıya uğradı ve feci şekilde hayatını kaybetti..  

#2 Dublör Pilot Set Kazasında Öldü

Yönetmen yapımcı Robert Aldrich, 61 yaşındaki dublör pilotu Paul Mantz'ın kum tepelerine "Phoenix" adlı uçağı indirdiği bir sahneyi yeniden çekmek istedi. Kameralar dönerken Mantz indi, ama kum tepelerinden birine çok sert vurdu. Bu, gövdenin kırılmasına ve uçağın burnunun keskin bir açıyla öne doğru fırlamasına neden oldu ve pilot Mantz oracıkta can verdi. Mantz ile uçan 64 yaşındaki dublör Bobby Rose, omzunu ve leğen kemiğini kırdı. Kameralar korkunç kazanın tamamını kayda aldı. Video yukarıda ve hala izlenebiliyor.

#3 Annabelle Musallatı

Gerçek bir korku filmi seti üzerinde çalışmak, oyuncular ve ekip ne kadar tecrübeli olursa olsun, bazı sinirleri alt üst edecektir. İlk Annabelle filminin yönetmeni John Leonetti, çekimler sırasında sette meydana gelen iki doğaüstü olay olduğunu iddia etti.

Bu olaylardan biri, ateşe verdikleri oturma odası setinin penceresindeki tozda üç pençe izi gördü. Filmdeki iblisin üç pençesi olduğunu düşünürsek, bu durum settekileri dehşete düşürdü.

Yine de ikinci olay çok daha korkutucuydu. Koreatown yakınlarındaki bir apartmanda çekim yaparken, şeytan sahneye dahil edildi. Binanın kapıcısını canlandıran aktör de kareye doğru yönelirken, devasa bir avize kafasına düştü. Bu olay, senaryoda iblisin kapıcıyı avizenin asılı olduğu koridorda öldürdüğü ortaya çıktıktan sonra daha da ürkütücü bir hal aldı.

#4 Çekimler Sırasında Batan Tekne

Okyanusta çekim yaparken beklenebileceği gibi sette de dram vardı. 55 günlük çekim olması gerekirken , 104 gün daha uzadı. Richard Dreyfuss ve Robert Shaw kavga ediyordu, ekip bu durumdan oldukça huzursuz oluyordu. Daha da kötüsü, final sahnesini çekerken, filmde kullanılan teknenin gövdesi parçalandı ve hala gemide olan oyuncularla birlikte batmaya başladı. Yönetmen Steven Spielberg panikledi ve bağırdı: "Oyuncuları tekneden indir." Batan Orca'yı kurtarmak için başka bir tekne gönderildi ve neyse ki olayda kimse yaralanmadı. 

#5 Oyuncular Duyarsızlaştılar

James Cameron, Titanic ve Avatar gibi filmlerle tanınırken, 1989 yapımı The Abyss filmini de yönetti. Bu film, çoğu su altında çekildiği için çekilmesi en zor filmlerden biri olarak ün kazandı.

Film seti hem oyuncular hem de ekip için çok zorlayıcıydı. Oyuncular, terk edilmiş bir nükleer reaktörde 40 fit su altında kalan sette günde 12 saat geçirdiler. Mürettebat su altında 15 metreye kadar çıktı ve özel bir dekompresyon odasında düzenli olarak basıncı azaltmak zorunda kalındı. Sonunda yıldız Ed Harris’in saçları klor yüzünden bembeyaz oldu ve bir keresinde eve giderken film çekmenin yoğun stresi nedeniyle ağlayarak yıkıldı. Rol arkadaşı Mary Elizabeth Mastrantonio sette duygusal ve fiziksel bir çöküş yaşadı.

Cameron su altında oksijeni bittikten sonra sette neredeyse ölüyordu ve emniyet dalgıcı tarafından kurtarıldı.

#6 Voldemort’un Laneti Tuttu

David Holmes, Daniel Radcliffe’in Harry Potter filmlerinde dublörüydü. O ve Radcliffe, trajedi yaşanana kadar serinin 6'sında birlikte çalışmışlardı. Bir sonraki bölüm olan Harry Potter ve Ölüm Yadigarları için Warner Bross Stüdyolarında çekimler sırasında Holmes, "geriye atılma" denemesi yapıyordu. Yüksek mukavemetli bir telle geri çekildi ve duvara çarptı. Çarpmanın etkisi ile boynu kırıldı ve o an felç kaldı.

#7 Kamera Asistanı Tren Kazasında Can Verdi

Midnight Rider'ın sadece bir sahnesi vardı. Bu sahne, ekip üyesi Sarah Jones'u öldüren ve 7 kişiyi yaralayan korkunç bir tren kazasını kayda alan görüntüden düzenlendi.

Filmin rock yıldızı Gregg Allman hakkında bir biyografi olması gerekiyordu ve William Hurt'un başrolünü oynayacaktı. Bu trajik olayın ham görüntüleri, birkaç ekip üyesi ve aktör Wyatt Russell'ın bir dizi tren rayından inmek için mücadele ederken, aynı zamanda film setindeki sahne malzemelerini yoldan çekmeye çalıştığını gösteriyor. Sonraki dakika bir yük treni üzerlerine geliyor ve kaza trajedi ile sonuçlanıyor. Daha sonra, film yapımcılarının demiryolunun sahibi olan şirket tarafından tren raylarında çekim yapma izninin reddedildiği ortaya çıktı. Filmin yönetmeni Randall Miller, izinsiz ve kasıtsız adam öldürmekten 8 yıl hapse mahkum edildi.

#8 Dublör Çarpmanın Etkisi İle Beyin Hasarı Geçirdi

The Hangover Part II'nin çekimleri sırasında dublör Scott McLean defalarca provasını yaptığı bir sahneyi oynuyordu. Sahne Kamyon ve arabanın çarpışmasından ibaretti. Hareket halindeki araba dublörün bulunduğu kamyonla kafa kafaya çarpıştı ve dublör kamyonun camından fırladı. Çarpmanın etkisi ile ağır bir beyin hasarı meydana geldi. 2 ay komada kaldıktan sonra tedavisi bitti ve normal hayatına geri döndü. McLean bundan sonraki yaşamını beyin hasarının etkileri olan nöbetler dışında konuşma ve fiziksel engellerden muzdarip olarak yaşıyor.

#9 Sette Vahşi Hayvan Saldırısı

Noel Marshall tarafından kaleme alınan ve yönetilen, aynı zamanda baş rolünde oynadığı, eşi Tippi Hedren ile Melanie Griffith'in rol aldığı filmde, diğer oyuncu kadrosu ve çekim ekibiyle beraber 150 kadar da vahşi kedi yer alıyor. Çekimler sırasında kadrodan 70 kişiden fazlası kemik kırılması, kafa travması, kangren gibi nedenlerle yaralanmış ve en kötüsü yetişkin bir aslan tarafından görüntü yönetmeninin kafa derisi yüzülmüş ve tam 220 dikiş atılmıştır. Film tarihin en tehlikeli setleri arasındaki yerini hala koruyor. Neyse ki hayatını kaybedenlerin olmadığı gibi hiç bir vahşi hayvanda herhangi bir zarara uğratılmamış diyelim.

#10 Radyoaktif Set Oyuncuların Kanser Olmasına Neden Oldu

Başrollerini John Wayne ve Susan Hayward'ın paylaştığı The Conqueror filmi 1956'da gösterime girdi. Ne yazık ki, bu film de gişede kötü bir performans sergiledi ve tüm zamanların en kötü filmlerinden biri olarak gösterildi.

Filmin dış sahneleri Nevada çölünde nükleer silah denemelerinin yapıldığı alana yakın bir yere çekildi. 1980 yılının sonunda, filmde çalışan 220 oyuncu ve ekibin 91'inde kanser gelişti ve 46'sı hastalıktan öldü. Yönetmen Dick Powell, ölümcül böbrek kanseri geliştirdi ve 1963'te intihar etti. John Wayne, akciğer kanseri geliştirdi ve sonunda 1979'da mide kanserinden öldü. Susan Hayward, 1975'te beyin kanserinden öldü.

Ne Düşünüyorsun ?

Yazar İbrahim Özturhan

İbrahim, Piy10.com'un kurucusudur. Yeni listeler için araştırma yapmadığı ve ilginç bilgiler toplamadığı zamanlarda muhtemelen onu mutfakta  yemek yapıyorken yakalayabilirsiniz.

Yorumlar

Bir cevap yazın

Yükleme...

0

Bilgisayarların En Yıkıcı 10 Başarısızlığı

Günümüzün En İyi Spor Yıldızlarını Yenebilecek 10 Antik İnsan